7 Mayıs 2015 Perşembe

Eza Bölüm 10: Hayatın Gerçeği

Xa, Eza ve Poze gece yarısı şehrin dışında geniş düzlüğe çıkmışlar ve atlarını dörtnala sürerek şehirden uzaklaşmaya çalışıyorlardı. 

Xa: Deeehh Fırtına uzaklaştır bizi buradan. Poze! Senin dilini keseceğim. 

Poze: Dostum sakin ol bunu sonra konuşalım. 

Xa: Sana diline hakim olmanı söylememiş miydim, peşimize bizimkileri nasıl takmayı başardın acaba. Bittin sen oğlum bittin. Dua ette yakalanmayalım. 

Poze: Sarı bunu sonra konuşalım atını hızlı sürmeye bak geride kalıyorsun bak. 

Üç genç atlarını daha hızlı sürmeye çalışarak kendilerini takip edenlerden kurtulma gayretindeydiler. Yaklaşık bir saatlik bir takipten sonra nihayet arkalarından gelenlerden kurtulmuşlardı. Şehir arkalarında kaybolmuş ve iyice uzaklaşmayı başarmışlardı. 

Eza: Sağ tarafta ormanlık var oraya doğru sürün!

EZA Bölüm 9: Kızıl, Sarı, Ayı

Eza yeni evindeki ilk gecesinden sonra başkente çok çabuk alışmış ve huysuz ihtiyar Argan’a kendisini sevdirmeyi başarmıştı. Argan’ın evi müsait olmadığından dolayı dükkanda kendisine verilen odada kalıyordu. Bu küçük odayı kendisi için güzel bir yaşam alanına dönüştürmüş ve odanın eski halinden eser kalmamıştı. Günler geçtikçe kızıl saçlı buraya daha çok alışıyor ve eski günlerini unutuyordu. Bu yeni hayatı ona adeta ilaç gibi gelmişti. Sabah erkenden kalkıp ihtiyar gelmeden dükkanı açıyor ortalığı temizliyor ve ustasını beklemeye geçiyordu. Gün içerisinde her boşluk bulduğu zamanda ustasından kendisini eğitmesini istiyordu. Hayat onun için artık bir çileden çıkmış ve daha yaşanabilir bir hale gelmişti. Bazı günler aklına ailesi geliyor fakat çabucak aklından çıkarıyordu. Hilab ve Ubna’yı ise asla unutmuyor ve fırsat buldukça kervanlar aracılığıyla kendilerine haber gönderiyordu. Ayrıca Eza okuma yazma bilmediği için bu konuda da Argan’dan yardım istemiş ve onun tanıdığı birisinden okuma yazma dersleri almaya başlamıştı. 15 yıldır yaşayamadığı ve kayıp olarak gördüğü zamanı telafi edebilmek için var gücüyle çalışıyor ve arayı kapatmak istiyordu. 

“3 Yıl Sonra”